|
|
Güvercin Hastanesi |
|

ORGAMIX |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Dünya 21. yy girerken ortalama hergün çeyrek milyon düzeyindeki nüfus artışı şaşırtıcı boyutlara ulaşıyor. Şu anda 6.1 milyar olan dünya nüfusu, 2050 yılına gelindiğinde yaklaşık bu artış hızıyla 9 milyar rakamlarına ulaşacağı bekleniyor. Dünyanın bu artan nüfus artışına bağlı gıda talebini karşılamak için tarım ve hayvancılıkta üretim artışını sağlayacak yeni metodları ortaya koymak gerekliliği doğuyor. Hayvancılık endüstriside artan gıda talebini karşılamak maksadıyla, enfeksiyöz hastalıklardan korunmak, büyüme performansını artırmak ve yemden yararlanmayı artırmak için uzun yıllardır yemde rutin antibiotik ve antikoksidiyaller gibi bazı kimyasal maddeler kullanılmaktadır. Fakat son yıllarda bu ekonomik avantajlara rağmen, ilaç uygulamalarının halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinden dolayı yasaklamalara gidilmiştir. 1950 yılından beri yemde antibiotik uygulaması ekonomik avantajlarından dolayı sorgulanmıyordu. 1999 haziranına gelindiğinde Avrupa Topluluğu hayvan yemlerinde kullanılan Avilamycin, flavophospholipidol, Monensin ve Salinomycin hariç diğer ilaçların kullanımına yasaklama getirdi. Bu yılın Şubat ayına gelindiğinde ise Avrupa Topluluğu'na üye 41 ülke hayvan yemlerinde tüm antibiotik kullanımına yasaklama getirdi. Yasaklamaya neden gidildi? Son yıllarda hayvansal üretimde kullanılan antibiotik insan sağlığında kullanılan miktarın 100 katından fazla idi. Koruyucu veya büyütme faktörü olarak kullanılan bu antibiotiklerin % 90'ı insanlarda enfeksiyöz hastalıkların tedavisi maksadıyla kullanılmakta idi. Kronik vakalarda kullanılan antibiotikler büyük bir bakteriyel dirençliliği beraberinde getiriyordu. Hayvanlarda antibiotiklere karşı dirençlilik kazanan bu bakteriler temas veya et tüketimi ile insanlara transfer olmaya başladılar. Bu transfer olasılığını önlemek maksadıyla yasaklamalar getirildi. Her ne kadar güvercinler insanlar tarafından tüketilen canlılar olmasa da aşırı antibiyotik kullanımından kaçınmak gerekir. İnsan sağlığı yönünden duyulan bu endişeler, bulunan bazı bulgular sonucu bir dereceye kadar haklı bulundu. 1993 yılında yapılan bir çalışmada S.typimurium ' un 104 izolatında antibiotiklere karşı dirençlilik saptandı. Amerika' da yapılan bir araştırmada, cerrahi operasyonlardan sonraki enfeksiyonların % 4'ünde izole edilen Staphylococus aereus % 80 oranında penicilline dirençli olduğu görüldü. Hayvan yemlerinde yaygın olarak kullanılan Tylosin'e karşı dirençlilik insanlarda Eritromycin'e karşı dirençliliğe yol açtı. İlk antibiyotik olan Penicillin 1929 yılından, 1990'lı yıllara gelindiğinde artık yeni antibiotik keşfi durma noktasına geldi ve elimizdeki antibiotiklere karşı hızlı bir direnç şekilllenmeye başlamıştı. İnsanlarda ve hayvanlarda grup olarak büyük benzerlik gösteren antibiotiklerin ömrünü uzatmak için getirilen bu yasaklama alternatif ilaç olmayan katkı maddeler için bir kilometre taşı olmuştur. Sonuç olarak ORGAMIX gibi güvercinlerimize güvenle kullanabileceğimiz doğal, bitkisel özlü ürünlere kavuşmuş oluyoruz.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
21. Yüzyıla Girerken Hayvan Sağlığında Yeni Alternatifler Antibiyotiklerin kaldırılması ile birklikte daha önce kontrol altına alınmış enfeksiyonların artması yem dönüşümündeki artışa paralel olarak yem maliyetlarinin artması araştırmacıları alternatif ürünleri geliştirmeye yöneltti. Bu alternatif ürünler genel olarak şu kategoriler altında toplanır: · Enzimler · Organik asitler · Peptidler · Probiotikler · Oligosakkaritler · Doğal Bitki Ekstreleri İlk beş kategorik gurup yıllardır değişik düzeylerde performans arttırıcı etkilerinden dolayı kullanılmaktadır. Son zamanlarda ise bu doğal bitki ürünleri veya botanik ürünleri üzerinde yoğunlaşılmaktadır. Botanik veya herbal ürünlerin eski Hint, Mısır, Çin ve Yunan uygarlıklarından beri tedavi edici özelliklerine dair oldukça renkli tarihçeleri vardır. Günümüzde de modern tıpta kullanılan ilaçların orijin olarak %25'i bitkilerden elde edilmektedir. Bunlara en başarılı örnek söğüt ağacının kabuklarından elde edilen Aspirin'dir. Efedrin Ma huany , Atropin Atropa belladonna adlı bitkiden üretilmektedir. Sky-Usa İlaç niteliğinde olmayan bir bitki ekstresini geliştirerek yem katkı maddesi olarak güvercinlerimizin tüketimine sunmuş bulunuyor. Bugün isimi Oregano olarak bilinen kırk değişik tür bitkiden elde edilen bu ürün ORGAMIX adı altında geliştirilmiş ve güvercinlerin yararlanımına sunulmuştur. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Oregano Yağı'nın AktivitesiMikrobiyologlar ve kimyagerler, laboratuarlarında keskin kokusuna rağmen dezenfektan olarak phenol solüsyonları kullanırlar. Eski Mısır ve Yunan Uygarlıkları incelendiğinde mide bağırsak bozukluklarının tedavisinde ve yiyeceklerin dayanıklılığını arttırmak amacı ile Oregano kullandıkları bilinmektedir. Bu iki örnek eski uygarlıklardan günümüz modern uygarlıklarına değin phenol bileşiklerinin vazgeçilmez olduğunu göstermektedir. Günümüz modern analiz yöntemleri kullanılarak Oregano yağının yapılan kimyasal analizinde çok etkili phenol bileşikleri olan carvacrol ve thymol içerdiği görülür. Birlikte bulunduklarında sinerjik etki gösterirler. Oregano yağı mükemmel bir doğal antiseptik özelliğe sahip olup etkilediği mikroorganizma skalası oldukça geniştir. Kırkdan fazla Oregano türü tespit edilmiştir. Yapılan analizlerde içerdiği phenol düzeyleri farklılık arz etmektedir, dolaysıyla antimikrobiyal aktiviteleri de değişkendir. Oreganum vulgare ssp. hirtum , Gaz Kromatografisi - Kütle Spektometrisi (GC-MS) yöntemiyle analizlerinde yüksek miktarda phenol içerdiği görülmüştür. %79.6 oranında carvocrol ve %2.5 thymol ve diğer önemli bileşikler olan ?-terpinene ve p-cymene tespit edilmiştir. Bu phenol bileşiklerine ilaveten sinerjik etkileri saptanan 30 bileşik daha tespit edilmiştir. Phenollerin etki mekanizmaları, bakteri hücre duvarında yer alan proteinleri denatüre ederek, hücre duvarının geçirgenliğini arttırırlar. Sonuçta geçirgenliği bozulan hücre duvarında hücre içi sıvının hücre dışına çıkması ile bakterinin ölümüne yol açarlar. Büyütme faktörü olarak kullanılan antibiyotikler ile oregano yağı karşılaştırıldığında en büyük fark bakteriyel direnç oluşturmamalarıdır. Penisilin ve Streptomisin gibi antibiyotikler bakterilerin kromozol yapısını etkileyerek etki gösterdiğinden direnç şekillenebilir. Phenol bileşikleri ise direkt hücre duvarını etkileyerek bakterinin imhasına yol açarlar. Oregano yağının bileşikleri FDA tarafından GRAS olarak sınıflandırılmıştır. Aristotle Üniversitesi'nde yapılan çalışmalarda Gram (+) ve Gram (-) mikroorganizmalara karşı oldukça etkili olduğu ortaya konulmuştur. Özellikle E. coli 'nin iki türüne, Staphilacoccus aerous ve Salmonella typhimurium 'a, Bacillus cereus ve Rhizobium leguminosum 'a karşı etkilidir. Carvacrol'un antifungal ve bakterisidal aktiviteleri ve antioksidan etkisi tespit edilmiştir. Aynı zamanada E. tenella , E. acervulina , E. necatrix , E. mivati ve E. brunetti 'ye karşı antikoksidiyal (güvercinlerdeki ishale karşı) aktiviteri yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Antimikrobiyal ajanların etkinliğini test etmek için rutin bir yöntem olan minimum inhibitory concentration (MIC) testi yapılmıştır. Bu test ile amaç, bir milyon bakterinin %100 üremesi engelleyecek aktif madde miktarının belirlenmesidir. Örnek olarak, mevcut büyütme faktörlerinin E. coli , Pseudomonas ve Enterobacter sp . türleri üzerindeki MIC değerleri her milyon bakteri için 0.03-180 mikrogram arasındadır. Oreganum vulgare ssp. hirtum MIC değerleri 0.05-250 mikrogram olarak %100 inhibisyon sağlar. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ORGAMIX'in Aktif BileşikleriOreganum vulgare ssp. hirtum polyphenol, carvacrol ve thymol bileşiklerinin kombinasyonu olup, saf Oregano yağı bu bileşikleri %85 oranında içerir. Bu polyphenol bileşiklerine ilaveten antimikrobiyal aktiviteleri bilinen önemli düzeyde ?-terpinene ve p-cymene ihtiva eder. Etki Mekanizması :18. yy.'dan beri phenollerin antimikrobial aktiviteleri bilinmektedir. Bugüne kadar phenoller düzenli olarak dezenfektan amacıyla kullanılmaktadır.Phenoller direkt hücre duvarının yapısında bulunan proteinleri denatüre ederek etki gösterirler. Hücre geçirgenliği bozulan bakterininstoplazmasında bulunan H + ve K + iyonlarının hücre dışına çıkmasıyla su dengesi bozularak hücrenin ölümüne yol açarlar. Phenollerin bağırsak lümeni içerisinde bulunan intraselüler patojenleri kontrol edebildiği gözlemlenmiştir. Diğer bir deyişle Thymol ve Carvacrol bağırsak mukozasının üst katmalarındaki hücre içi bakteri veya protozoaları etkileyerek bu hücrelerin ölümüne yol açarlar (Tsinas 1998). Böylece Oraganum vulgare spp. hirtum 'un içerdiği phenol bileşikleri üst katmandaki hücre içi patojenleri elimine ederek, bu hücrelerin absorpsiyon kapasitesini arttırır. Oraganum vulgare spp. hirtum ekstreleri isoprenoid olarak bilinir ve insan gıdalarında doğal lezzet verici olarak kullanılır. Özellikle pizza üretiminde yaygın kullanımı vardır. Kanatlı yemlerinde premiks olarak kullanıldığında yemin lezzetini arttırarak yem tüketimini teşvik eder. Merkezi Sinir Sistemi'nde tat alma merkezini uyarıcı etkisi vardır.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ORGAMIX Hangi Patojenler (mikroplar) Üzerinde Etkilidir? Antimikrobiyal ajanların etkinliğini analiz etmek için kullanılan test yöntemi Minimum Inhibitory Concentration (MIC)'dır. Bu bir antibiotik için laboratuar koşullarında etkinliğini ortaya koyar. Fakat hayvan üzerindeki etkiliği için de önemli bir veridir. Belirlenecek minimum bakteriler üzerinde %100 oranında etki oluşturan aktif madde miktarının belirlenmesidir. Oraganum vulgare spp. hirtum için hazırlanan MIC değerleri 0.05-250 mikrogram/milyon bakteridir (Sivropoulou, 1996). Ayrıca İngiltere'de Veterinary Laboratories Agency (VLA) tarafından yapılan saha suşlarına karşı ORGAMIX'in MIC değerleri Tablo 2'de gösterildiği gibidir. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Tablo 2: VLA Tarafından Saha Suşları Üzerinde Yapılan ORGAMIX'in MIC Sonuçları |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ORGAMIX'in diğer bir etkinliği sindirim sistemi mukozasının üst tabakalarındaki hücre içi patojenleri (mikropları) kontrol etmesidir. Bu etkisi ile Eimeria türleri üzerinde etkili olup, doğal bir antikoksidiyal etkiye sahiptir.(Bağırsak mukozası epitel hücrelerinin yenilenmesini iki katı hızlandırarak hücre içi yaşayan Eimeriaların sikluslarını tamamlamalarını engelleyerek enfeksiyon kabiliyetini yok eder ve bağışıklık geliştirir.) |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ORGAMIX'in Raf Ömrü Direkt güneş ışığına maruz bırakılmadığı takdirde raf ömrü 3 yıl olarak düzenlenmiştir. Güneş ışığına maruz bırakıldığında etkinliğinde kayıplar oluşur ve güvercinlere sağlayacağı bioyararlanım azalır. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ORGAMIX'in Diğer Yem Katkı Maddeleri ile Geçimsizliği Var mıdır? ORGAMIX'in enzim, aminoasit ve diğer yem katkı maddeleri ile geçimsizliği yoktur. Sadece probiotik ve maya gibi yeme katılan canlı kültürlerle aynı anda kullanılmaz |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ORGAMIX'in kullanım şekli ve dozu:1 litre içme sularına bir pipet veya bir çorba kaşığı karıştırılır. Probiotiklerle ve maya kültürleriyle karıştırmayınız! Haftada en az 2 ila 3 kez kullanılması önerilir. Yavrulara ağızdan tek damla verilebilir. Yeme sulandırılarak kullanıldığında yemi temizler ve lezzet katarak iştah arttırır.Yalnız güvercin ırkları içindir. Not: Sulandırarak kullanınız. Saf ve çok konsantredir! |